KÜLTÜR VE TRUZİM

     

  1. TURİZM

  2. NİKSAR  MUTFAĞI

  3. HALK MÜZİĞİNDE KULLANILAN ÇALGILAR

  4. ŞİİRLER,, ŞARKILAR,, TÜRKÜLER, MANİLER

     

1.TURİZM

 

 

            Roma,Bizans, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ait bir çok eseri görebileceğiniz Niksar’ın bir diğer özelliği de tabii güzelliğidir.Tarihi eserleri teşhir ve korumak amacıyla  belediye tarafından Türk-İslam Eserleri Müzesi kurulmuştur.

             Yayla turizmine elverişli olan Çamiçi Yaylası ulaşım kolaylığı ve tabii güzellikleri  ile hızlı bir gelişme kaydetmektedir.Yaylada toplam 62 yataklı iki motel,48 yataklı 8 dubleks daire ve pansiyonlar mevcuttur. Niksar  Çamiçi Yayla Şenlikleri adı altında Orta Anadolu ve Karadeniz’i kapsayan, ilmi toplantı, bilgi ve şiir şölenlerinin yer aldığı, örf, adet ve geleneklerimizin yaşatılmasına yönelik etkinlikler düzenlenmektedir.

             Ayvaz  mesire yeri,dünyaca ünlü 05 sertlik derecedeki ayvaz memba suyu güzel görünümü, sunulan hizmetleri  ile bilinen en cazip dinlenme ve eğlence merkezidir.El sanatları yöremizde gelmiş olup el halısı kilim hediyelik sandık kaval zurna süpürge turizme potansiyeline önemli katkı sağlar.

             Niksar kalesi, Yağıbasan Medresesi,Yağıbasan Türbesi, Kale Cami, Kale Hamamı, Kale Kilisesi , Melik Gazi Mezarlığı , Kulak Tekkesi , Akyapı Kümbeti, Çöreği Büyük Cami , Ulu Cami , Cin Cami, Kırkkızlar Türbesi , Hacı Çıkrık Medresesi , Sungur Bey Türbesi, Erzurumlu Emrah Türbesi , Lülecizade Türbesi, Kardeşler Çeşmesi , Taş Mektep , Leylekli Köprü , Talazan Köprüsü , Hamidiye Köprüsü , Hamamlar , Sivil Mimari örneği olan evleri ile bir açık hava müzesi konumundadır.

 

                      2. NİKSAR  MUTFAĞI

          Geleneksel  Tokat-Niksar  evlerinin en büyük özelliği, evin en büyük  odalarından birisinin mutfak olarak  kullanılmasıdır.Mutfağa halk ağzıyla “Aşevi” veya  “Aşkana” denir.

         Odanın bir köşesinde yemek yapmaya  ve çamaşır kazanı kaynatmaya yarayan yer ocağı bulunurken; diğer tarafta kurutulmuş yiyecek, konserve saklandığı bölmeli tahtadan yapılmış ambar vardır. Mutfak ailelerde oturma odasıdır.Yöremiz oldukça zengin bir mutfağa sahiptir.

 

        ÇORBALAR : Bacaklı, zoğallı ve erikli çorba; Mısır ve Gendirme Toygası;Tarhana, Kör Toyga, Katıklı Düğün, Helle ve tutmaç çorbası.

           

        YEMEKLER: Tokat kebabı, yaprak sarması, cevizli bat, baklalı yaprak dolması, madımak, kabak kabuğu kavurması, pancar, pehli.

 

        HAMUR İŞLERİ : Çökelekli,katmer,cızlak,cevizli çörek,bişi,leylek giliği, yufka, muhacir ve çarşaf böreği.

 

        PİLAVLAR : Keşkek,mercimekli ve fasulyeli bulgur pilavı.

 

        TATLILAR : Kuşburnu reçeli, dut pekmezi, kalburbastı, cevizli baklava,yufka, irmik ve lokma tatlısı.

 

3. HALK MÜZİĞİNDE KULLANILAN ÇALGILAR

Niksar müzik folkloru bakımından zengin bir ilçedir.Yörede halk sazlarının çoğu kullanır.Toplantılarda eski ve günümüz halk şairlerinden deyişler okunur.

Toplantılarda başlıca tef,bağlama,çöğür ve kemane çalınır.Halk müziğinden komşu illerin müziğiyle benzerlikler görülür.

            Yörede tezeneli sazlardan divan,bağlama ,cura,çöğür;üflemeli sazlardan dilli-dilsiz çeşitli boy kaval ve düdük,kaba ve orta boy zurna;yaylı sazlardan kemane  ve kemençe ;vurmalılardan davul,tef,kaşık ve zilli maşa çalınır

 

4. ŞİİRLER, ŞARKILAR, TÜRKÜLER

NİKSAR’A SELAM (ŞARKI)

Yüce Canik Dağı yüksekten bakar,

Niksar’ım gururlu başına selam,

Vadide kelkit usulca akar,

Havana, suyuna, taşına selam.

 

Yıldırım ordusu buradan geçmiş,

Osmanlı beğenmiş yöreni seçmiş,

Görenler ilçeme pahalar biçmiş,

Her mevsimin hoştur, kışına selam.

 

Evliya gizlenmiş türbeler durur,

Emrah’ın şiiri yüreği vurur,

Burada analar yiğit doğurur,

Tarihe uzanır yaşına selam.

 

Hayran olduk sana ayrılık yakar,

Tütünün tanınmış pancarın şeker,

Şeftali kirazın insanı çeker,

Konuğa sunulan aşına selam.

 

Okul, sağlık evi hepsi oluyor,

İyilik arttıkça yurttaş gülüyor,

Ülkemiz birlikte kuvvet buluyor,

Nasırlı ellere, işine selam.

 

İbrahim Ağâh’ım sevmişim seni,

Her bir halin ile beni bağladın,

Başa gelen bilir sevda çekeni,

Gönüller sultanı düşüne selam.

                       

                                   Söz : Prof. Dr. Agah ÇUBUKÇU

                                   Beste : Zekai TUNCA

 

KALENİN BEDENLERİ   (TÜRKÜ)

Kalenin bedenleri

Koyverin gidenleri

İpek bürük bürülmüş

Niksar’ın fidanları

 

Kaleden iniyordum

Çağırsam dönüyordum

Aşkından kirbit oldum

Üflesen sönüyordum

 

Hopa şina şinanay şinanay nay

Şinanay yavrum şinanay.

 

FADİK   (TÜRKÜ)

 

                     Niksar’ın önünde koyun yazısı

                     Fadiği sorarsan ana kuzusu

                     Böyle miydi anlımızın yazısı

                     Düzenin çağ imiş nazlı fadiğim

                    

                     Sarı saman gibi sararttın beni

                     Acı kahve gibi kararttın beni

                     Varıyon dedinde aldattın beni

                     Düzenin çağ imiş nazlı fadiğim

 

KELTEPE’NİN TAŞLARI   (TÜRKÜ)

 

                     Keltepe’nin taşlarını koyun mu sandın

                     Sevip sevip ayrılmayı oyun mu sandın

                     Şu Niksar’ın gürgenleri yıkılmadı mı

                     Yar üstüne yar sevmeye sıkılmadın mı

 

                     Çoşkun sular gibi çağlatma beni

                     Yetimlikten büyüdüm ağlatma  beni

                     Üç aşağı üç yukarı salla mendilini

                     Öksüzlükten büyüdüm ağlatma beni.

 

BURÇAK TARLASI   (TÜRKÜ)

 

                     Sabahtan kalktım ezan sesi var

                     Ezan sesi değil burçak yası var

                     Sorun şu herifin kaç tarlası var

                     Aman pek zor imiş burçak yolması

                     Burçak tarlasında gelin olması

                    

                     Elimin kınası hamur ettiler

                     Gözümün sürmesini kömür ettiler

                     Burçak tarlasında gelin ettiler

                     Aman pek zor imiş burçak yolması

 

                     Yeni hamamdan çıktım sağdır selamet

                     Eviböğüm evi önünde koptu kıyamet

                     Yüzbaşıoğlu der ki bu ne alamet

                     Seherde açılan güller solsun 

                     Bize tuzak kuran Allah’tan bulsun

                    

                     Maduru dereleri dardır geçilmez   

                     Merker suyu soğuk bir dem içilmez

                     Deli Mehmet gibi yiğittin geçilmez

                     Seherde açılan güllerin olsun

 

 

                        DİYORLAR BİZE  (ŞİİR)

 

                     Düzgün mısmıldır, başörtüsü bürük,

                     Lahana kelem, dağ armudu çördük,

                     İştaha mada, azıcığa ecücük,

                     Alkışada çekip diyorlar bizde.

 

                     Merdiven badaldır, çeket ise saru,

                     İğneye biz derler, dibeğe sahu

                     Sitil kovadır ,çeket ise saru

                     Sedired ahat diyorlar bizde.

 

                     Behni yem yeridir, arazi yazu

                     Hindi culuhtur, saç ekmeği cızlap

                     Patetese kostil  sahiye essah

                     Kızılçıga zohal diyorlar bizde

 

                     Takulya nalindir  çok bilbiş çepil

                     İçi boş küfüktür  çabuk kızan çitil

                     Şubata göçük yatağa da mitil

                      Bekliye ellağam diyorlar bizde

 

                     Biber issot eceleci hetelek

                     Elbise urbadır sırıksa herek

                     Fasülye çiğit raf ise terek

                     Muşmulaya töngel diyorlar bizde

 

                     Koşmak seirtmektir boğaz ise ümük

                     Keh uçurumdur kısaboylu güdük

                     Aşgana mutfak pis boğaza sümsük

                     Çınara kavlağan diyorlar bizde

 

                     Ağleş dur demek çirkin ise kaşmer

                     Ahucuk iştedir gzetmek işmar

                     Yufkaya işkefe salçaya pelver

                     Mandaya kömüş diyorlar bizde

 

                     Azıcık bidıhım tatsıza sasuh

                     Boduç  su kabıdır ayran da gatıh

                     İşkembeye mimbar çiviyede mıh

                     Bileziğe kol bağı diyorlar bizde

 

                     Şip cabuk demek kötü de irezil

                     Forus  horoz kevgirde ilistir

                     Kaynağa göze peçeteye peşkir

                     Geçen yıla bıldır diyorlar bizde

 

                                               M. Necati GÜNEŞ

                                               Tarih Öğretmeni

 

YURT     (ŞİİR)

 

Tokat’la Niksar arasında         

Bir küçük ev görünür uzakta

Kütükten duvarlı,önünde çeşme akar,

Yeşermiş gibi topraktan.

Yağmur yağar camlarına dökülür.

Benim yüzümdür çizilen camlarda.

Yalnızlığın sesidir, rüzgar değil,

Gürgen ağaçlarında.

Allı güllü çiçekler

Elimle dikilmiş bahçesine

Yürüsem hep koşar ardımdan

Çocuklar gibi delicesine

Gel dere, ak, derim gürül gürül,

Dağdan aşağı akar gider.

Hayal kurmak isterse eğer canım,

Bulutlara bir seslenmek yeter.

 

Bir uçurtma gelir uzaktan

Yorulmuş, ince, nazlı,

Gülüşler, haberler, hasretler

Göz  yaşları içinde gizli.

 

Siz baksanız bir şey göremezsiniz.

Benim yurdumdur orası

Ardıçlar, gürgenler,tozlu yollar…

Tokat’la  Niksar arası.

 

Cahit KÜLEBİ

 

                        CAHİT KÜLEBİ (1917-1997)

 

1917 yılında Tokat’ta doğdu, 20 Haziran 1997 tarihinde Ankara’da öldü. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Liselerde ve konservatuarda  edebiyat öğretmenliği yaptı. Mili Eğitim müfettişliği; İsviçre’de kültür ateşliği ve öğrenci Müfettişliği yaptı.1976-1983 yılları arasında Türk Dil Kurumu genel yazmanıydı.Uzun süre Niksar ilçesinde yaşadı.

            1940 sonrasındaki şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri vardı;rahat anlatımı ,içtenlik ve duyarlılığıyla ilgi çeken titiz bir şiir işçisidir.Kolay kavranan, geniş topluluklarca sevilen bir tarz gerçekleştirmiştir. Çocukluğunun, ilk gençliğinin geçtiği  yörelerde yörelerden izlenimler yansıtarak insan, yurt  ve doğa sevgisini dile getirmiş halkın yaşam güçlüklerine tanıklık etmiş; halk şiirinde, türkülerden de yararlanarak çağdaş bir iş oluşturmuştur.

 

YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

1932’de Tokat’ın Niksar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Niksar’da, liseyi Sivas’ta tamamladı. 1956’da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1956’da stajyer olarak katıldığı Ankara Barosu’nda 1965-1966’da genel sekreterlik, 1972-1974’te başkanlık yaptı. Türkiye Barolar Birliği’nin kuruluşunda etkin oldu. Türk Hukukçular Birliği’nin Kurucu Genel Başkanlığını yaptı. 11 Ocak 1979’da Cumhuriyet Senatosu tarafından Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçildi, 2 Mart 1988 tarihinde Başkan vekilliğine, 8 Mayıs 1991’de ilk defa, 25 Mayıs 1995’te ikinci defa başkanlığa getirildi. 1 Ocak 1998 tarihinde emekli olan Özden, 1988 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanlığına seçildi. Varlık, Türk Dili, Yazko Edebiyat, Kemalist Ülkü dergilerinde yazı ve şiirleri yayınlandı.

ESERLERİ

Şiirleri              : Dilek, Taş Ayna, Bir Gün Belki, Atatürk İçin Şiirler, Çağrı Özgürlüğe, Barışa, Mutluluğa, Yüreğim Güneş, Tan Çiçeği.

Denemeler       : Atatürk Sizsiniz, Hukukun Üstünlüğü, İnsan Hakları, Laiklik, Demokrasi yolunda.

 

ERZURUMLU EMRAH

 

Erzurum’un Tanbura köyünde doğdu. Doğum tarihi bilinmiyor. 1860’ta Niksar’da yaşamını yitirdi. Erzurum’da medrese eğitimi gördü. Öncelikle sadece saz çalıp ustasının şiirlerini söylüyordu. Sonra kendisi de değişler söylemeye başladı. Nakşibendi tarikatına girdi.  Hayal kırıklığı ile biten bir gönül  macerasından sonra memleketinden ayrıldı. 1828’de Trabzon’a gitti. 1835’te sivas’a geçip burada 12 yıl kaldı. Ardından Tokat’ta bir süre yaşadı. Burada tanıdığı Mahmud adlı genci kendine çırak yaptı ona “Nuri” mahlasını verdi. Bu çırak sonradan “Tokatlı Nuri” adıyla büyük ün yaptı. Tokat’tan sonra Amasya, Merzifon,Çorum yoluyla Ankara’ya gitti. Aşiret reisi Alişan Bey’in taktirini kazandı. Uzun yıllar Çankırı ve Kastamonu’da kaldı. 1850’de Tokat Niksar’a yerleşti. Burada evlenerek yaşamını sonuna kadar Niksar’da yaşadı. Aşıklık geleneğinin bütün özelliklerini taşıyan bir şair. Şiirlerinde aşk, gurbet, sıla özlemi, yazgıdan yakınma gibi konuları işledi. Duyarlı ve coşkulu söyleyişle dikkat çekti. Divan edebiyatını da öğrendi ama bu tarz yazdığı şiirlerin sayısı az. Yer yer tasavvufa yönelen koşmaları ünlü. Döneminde Anadolu’da pek tanınmayan “Ercisli Emrah”ın bazı güzel şiirleri de Erzurumlu Emrah’a maledildi. Aruzlu şiirlerinden bir bölümü 1916’da Erzurumlu mehmed Abdülaziz efendi tarafından “Divan-ı Emrah” adıyla yayınladı. Şiirleri ve yaşamıyla ilgili bilgiler Eflatun Cem Güney’in 1928 tarihli “XIX Asır saz şairlerinden Erzurumlu Emrah” kitaplarında toplandı.

 

 

NİKSAR   MANİLERİ

Altın yüzük kaşıyım                 

Hep kızların başıyım

Benim burada paham yok

Hindistan kumaşıyım

Kaşların ilişiktir

Gül anlına düşüktür

Bakışımdan bilsene

Gönlüm sana düşüktür

 

Kara tavuk kaçıyı

Kanadını açıyı

Bıldırki sevdiğim

Bu yıl benden kaçıyı

Havada uçan kuşlar

Kanadını açan kuşlar

Yavrumu selam edin

Üstündn geçen kuşlar

Ak koyun kuzusuna

Can kaynar bacısına

Ne değimde ağlayım

Alnımın yazısına

Dağdan indirdim kurdu

Atım terledi durdu

Beni yardan ayıranın

Kalmasın yeri yurdu

 

Kara çıkalım oğlan

Yola çıkalım oğlan

Bu yol bize gelmesse

Yolu yıkalım oğlan

 

Gökte yıldız kah gider

Kahada nikah gider

Ben bu gün yari gördüm

Sandım padişah gider

 

Mavidir mavuşdura

Yel vura savuştura

Yusuf-u zeliha gibi

Hak bizi kavuştura

Sarı çitim sararım

Yitirmişim ararım

Sanmaki ben unuturum

Hergelene sorarım

 

Dülbendimi düreyim

Aç koynuna gireyim

Üşüdükçe sar beni

Yar olduğunu bileyim

 

Dülbendimin düğümü

Kim gördü güldüğümü

Cihan ataşa yansın

İsterim sevdiğimi

 

Başındaki poşular

Ildır ıldır ışılar

Yedi yıldır yar sevdim

Yeni duydu komşular

Kamayı çek kınından

Gel yakından yakından

Seni seven oğlanın

Ben gelirim hakkından

Aya çıkan bendedir

Bir ucuda sendedir

Cenneten huri gelse

Yine gönlüm sendedir

 

Terekteki siniler

Eldeğmeden iniler

Gurbetteki gül yarim

Kulakları çiniler

 

Isrgana  girsene

Davarını sürsene

Allah sana mal vermiş

Kıymetini bilsene

Gidiyom gelemiyom        

Yari terkedemiyom           

Yar benden geçti emme    

Ben yardan geçemiyom    

Kaleden gelir atlı         

Kalenin suyu tatlı          

Şu Niksar’ın kızları       

Şekerden baldan tatlı     

Tabancam dolu mermi

Adam böyle eder mi

İnsan sevdiği yari

Bırakır da gider mi

Fırın üstünde kürek        

Niye ah ettin yürek          

Her derde dayandın         

Buna da dayan yürek      

 

Mendilimin dört ucu       

Turuncudur turuncu        

Yardan mektup gelmiş      

Almak boynumun borcu   

Şu Niksar’ın dağında

Bir kız gördüm bağında

Aman kurtarın beni

Dayağıda yananında

Tarlalarda bıtırak             

Gelin kızlar oturak          

Oturmaktan ne çıkar       

Evlenekte kurtulak   

       

Halının ilmekleri              

Kırılır düğüm olur           

Benim sevdiğim oğlan   

Okur öğretmen olur       

Gökte yıldız şıkırdım

Bülbül gibi okurdum

Dedilir yarin evlenmiş

Duvar gibi yıkıldım

Bahçelerde kereviz        

Biz kereviz yemeyiz      

Bize Niksar’lı derler        

Biz güzeli severiz            

Kaleden indim ancak       

Elinde yeşil sancak         

Ne kız oldum ne gelin    

Ateşe yandım ancak       

Dağlarda kar kalmadı

Gönlümde yer kalmadı

Bahar yaza çıkacaktım

Üstümde hal kalmadı

Bahçelerde kestane          

Kestane tane tane             

Benim sevgili yarim        

Niksar’da bir tane    

       

Tabancamın sapını        

Gül ile donatacağım     

Seveceğim başka yar   

Seni çatlacağım             

Kara tavuk kaçıyı

Kanadını açayı

Bıldır ki sevdiğim

Bu yıl benden kaçıyı

 

 

 

 

 

 

Niksar Kaymakamlığı

 

 

 

Niksar Kaymakamlığı
GENEL
Ana Sayfa
Tarih
Coğrafya
Fotoğraflar
Ulaşım
Faaliyetler
Kültür ve Turizm
 İDARİ YAPI
Kaymakamımız
Yazı İşleri
Kurumlar
Belediyeler
Köyler

Hizmet Eden Kaymakamlarımız

 BİLGİLENDİRME
Halk Klavuzu
Bilgi Edinme

 TANITIM

Ayvaz Suyu

İlçe Tarım Md.

 

Niksar Kaymakamlığı

ATATÜRK KÖŞESİ

Atatürk

 İlçemizden

     Linkler

İlçe Milli Eğitim

Niksar Belediyesi

Devlet Hastanesi

Üniversitemiz

Yurt Müdürlüğü

 Resmi Kurumlar

Anket

Anket
Sitemizi ne amaçla kullanıyorsunuz?
 Haberler [60]
 Kaymakamlık bilgileri [9]
 Niksar bilgileri [47]
 Resimler [48]
 Diğer [9]